Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

15.11.13

Bi Sigara Yakın.

Bazen neyin doğru olduğuna karar veremediğiniz anlar oluyor ve yapmanız gerekenin, gerçekten gerektiği konusunda şüpheye düşebiliyorsunuz. 
Korkmayın geçer demeyi çok isterdim ama geçmiyor. 
Siz ne kadar kaçsanız da peşinizi bırakmıyor.
Efendisi olamadığımız ve her şeye ilaç denen zaman geçirmiyor hiçbir şeyi. 
Geçti sandığınız acılarınız tekrar kanamaya başlıyor. 
Ama eskisi kadar acıtmıyor. 
Sadece sızlıyor. 
Sonra sırasıyla duygularınızla yüzleşiyorsunuz. 
Nefretinizi anımsıyorsunuz. 
Sonra anlık öfkeleriniz çıkıyor gün yüzüne. 
Biraz sakinleştikten sonra yaşanmışlıklar geliyor aklınızın en derin yerinden.
Anımsadıkça sitem ediyorsunuz. 
Sonra sevgi dışında hissettiğiniz bütün duygularınız yok oluyor. 
Kalbinizin en kırık yeri bile sevgisini hatırladıkça onarmaya çalışıyor kendini. 
Vücudunuz bir insana karşı böyle tepkimeler verebiliyor ve siz hala o insanın doğru olmadığını düşünüyorsunuz. 
İlk defa düşündüklerinizde haklısınız. 
Sevmek için doğru insana ihtiyacınız yok. 
Taşıdığınız kalp bir katili, bir gay' i ve daha bir çok imkansız insanı sevebilir. 
Bunun için kendinizi suçlamaktan vazgeçip sevmenin ve kalp kırıklıklarınızın tadını çıkarın.
Çünkü yarın kalbiniz daha fazla kırılacak.
Histerikleşeceksiniz
ve 
bu sizin en büyük kaybınız olacak.

Şimdi bir kahve yapın kendinize,
hüznünüze,
tükenmişliklerinize
ve
yaşanmışlıklarınıza 
bir sigara daha yakın.

One More Cup Of Coffee

3.7.13

Merhaba sizin de canınız yandı mı ?

Bazen öyle anlar oluyor ki kelimelere dökemiyorsunuz. Hissettiklerinizi anlatamıyorsunuz. Bu tarif edilemeyen duyguları yaşatan insandan o an bir kere daha nefret ediyorsunuz.

Aylarca aptal bir insanın peşinden gittiğime inanamıyorum. Hayatımı onun üzerine kurduğuma inanamıyorum. Olmayan şeyleri varmışçasına yaşamaktan nefret ediyorum. Her zaman olduğu gibi koca bir yalanın çevresinde dönüp durdum. Hatta dönüp durmakla kalmayıp hayatımı mahvetmesine izin verdim. 

Yaptığınız aptallığın boyutlarını düşünemiyorsunuz böyle zamanlarda. Hayatınızın, hatta en önemlisi ruh halinizin nasıl etkileneceğini düşünemiyorsunuz. Böylesine karmaşık bir durumda geçen her saniyeye katlanmak inanılmaz yorucu. İstemsiz olarak tükeniyorsunuz. Zamansız afallamalar yaşıyorsunuz. İlk başlarda yanınızdan geçen her " aşk " dolu çiftin size bir şeyler hatırlatmasından korkuyorsunuz. Sonraları onlara baktıkça ilişkilerinde ne kadar " aşk " barındırdıklarını anlıyorsunuz.

İşte o ayrımı yaptığınız anda gördüğünüz " gerçek " aşk  " neden " sorusunu sorduruyor size. Kalbiniz aklınıza oyunlar oynuyor. Cevap bulamadığınız " neden " sorusu biraz daha sersemletiyor. Beklenmedik anda gelen gerçekler " tokat gibi yüzünüze çarpıyor ve sonra aldığınız derin nefes kalbinizi uyuşturuyor. Bir yerden sonra kalbinizde çalan o aşk şarkısının ritmi bozuluyor. Notalar karışıyor. Kelimeler kayboluyor. Aşk ve gerçek arasında sadakati kuvvetlendirmek için kurduğunuz tüm bağlaçlar bütün kavramları birbirinden ayırıyor. Kalbinizin atmasına sebep kelimeler ya da isimlerin anlamlarını kuvvetlendirmek için özenle seçip kullandığınız sıfatlar artık duygularınızın üstüne asit yağmuru gibi yağıyor.

İşte tam o anda başınızı avuçlarınızın arasına koyup düşündüğünüzde anlıyorsunuz kalbinizin artık yerinden çıkacakmış gibi atmadığını. Bileğinizi tuttuğunuzda, nabzınızın onun adının heceleri kısalığında yaşamayı önemli bulmadığını, boynunuzu öptüğü tam o yerden artık yaşamanızı sağlayan nefesin hissedilmediğini o zaman anlıyorsunuz.


Yok sayıyorsunuz o zaman tüm yaşananları. Bir çırpıda unutmayı göze alıyorsunuz. Onun vazgeçtiği ne varsa silip atmaya hazırsınız. Bedeninizde dokunduğu her yerin, geçen her saniye canınızı yaktığını, boğazınıza düğümlenen her kelimeyi, her tepkiyi onun ve hiçbir şeyden haberi olmayan yeni sevgilisinin yüzüne çarpmaya hazırsınız. Aylarca sizi mahveden bu yükten kurtulmaya hazırsınız.
 Evet şimdi !


ama

tam da o anda beklenmeyen bir şey oluyor.

Hiç hesaba katmadığınız bir şey bütün planlarınızı alt üst ediyor.
Bir eşya,
gözden kaçırdığınız ufacık bir şey.
bütün planlarınızdan vazgeçmenize sebep oluyor.
Ondan vazgeçmektense içinizdeki nefreti kırgınlığa çevirmeyi teklif ediyor.
Duygularıyla hareket eden her insan gibi sizde yenik düşüyorsunuz gerçeklere.

Sonra..

Sonra ne mi oluyor ?

Elinizi başınıza değil 
kalbinize koyuyorsunuz.


sonra sevdiğiniz adam yahut kadın hakkında artık ne hissetmeniz gerektiğine müdahale etmekten vazgeçiyorsunuz.

ve
vazgeçtiğiniz şey sadece duygularınıza müdahale etmek oluyor.



Acılarınızla yaşamaya hoşgeldiniz.
Bu belki ilk belki değil
Ama emin olun son değil.

o yüzden , 


Aşk canınızı yakana

ve

biri hayatınızı mahvedene kadar,

duygularınıza 

ve 

kalbinize sahip çıkın.





21.5.13

Bitmeyene

Tam olarak ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum
Yürüdüğüm yolların sonu yok
Hissettiğim duygularım bir anlamı bile yok
Yıllar önce kaybolduğum ormana tekrar düşmüş gibiyim.
Yanımda kırmızı papuçlarım
Nefes almamı sağlayan kıyafetlerin
Dokunamadığım anılarım var yanımda
Hiç sevmediğin o yağmurlar yağıyor şimdi üzerime
Üşüdüğümde sarılamıyorum
Uykunun en tatlı geldiği göğsünde uyuyamıyorum
Bir gürültü
Bir çığlık var
Her adımda biraz daha artıyor
Normalde kendime bile söylemekten çekindiğim korkularımı
Şimdi kendi kendime yenmeye çalışıyorum
Rüzgar saçlarımın arasından geçip gidiyor
Biraz daha dağılıyor saçlarım
Sonradan farkına varıyorum
Yokluğun öyle yoğun
Yokluğun öyle kalabalık
Endişelerim bundan.

Pazartesi sabahlarını sevmezsin sen.
Aslına bakarsan kendinle ilgilenemediğin hiçbir günü sevmezsin.
Düşün ki yokluğunda her günüm pazartesi
Her günüm kalabalık

Biz yokuz.
ondan bu kalabalık.
gelsen daha yalnız olurdum..

10.5.13

Mutlu son * UM TV

Mutluyum demeye korkuyorum ama mutluyum yani bunu inkar edemem.

Bebek olarak nitelendirebileceğimiz bir kanalda stajdayım. Hatta stajdan daha fazlasındayım. Üzerimde bir program yükü var ki sormayın. Kanalı merak edenler için  ARTI BİR + 1 TV
Güçlü kadrosuyla yayın hayatına başlayan kanalımız tarafsız habercilik anlayışı ve birbirinden güzel programlarıyla izleyicisini memnun etmenin izinde.
Ana haberde Uğur Dündar olmak üzere, Banu Güven, Ece Temelkuran, Barbaros Şansal, Turgut Erat, Haluk  Şahin gibi önemli bir çok isim sizlerle beraber bu ekranda.
Digiturk' te 51. kanaldayız.
Pazartesiden itibaren ise Turksat ( uydu ) ' tayız.
Bizi izleyin.

Bu arada kanaldaki yani ekipteki yurdum insanları bir harika. Hepsi birbirinden tatlı ve sevecen. Tanısanız çok seversiniz. Orada da buldum kendime çok seveceğim insanlar. Tatlı su balığım var en başta. Bir tanısanız gerçekten çok seversiniz. Eşşek sıpası, çirkin ördek yavrusu tam. Böyle minnoş insanlar olsun etrafımda başka bir şey istemem.

Okula gidemiyorum bu arada. Staj dedik bağrımıza bastık ama sabah 8 akşam 8 dediler yıktılar beni. Kalmamak adına gösterdiğim çabayı başka bir yerde göstermiş olsaydım erken yaşta köşeyi dönebilirdim.

" Hayırlısı be gülüm.. "

Müjdat Gezen Sanat Merkezi - Uğur Dündar Müjdat Gezen Televizyon Okulu 'n dan mezun biri var karşınızda.
O candan öte insanlarla aylarca bir arada olmak, bir çok şey paylaşmak ve onlardan bir çok şey öğrenmek mükemmel bir duygu. Herkesden çok sevip saydığım pek değerli hocam Uğur Dündar ' a   ne kadar teşekkür etsem az. Hayatın bana kattığı en güzel insanlardan biridir kendisi. Doğrusu doğrumdur her zaman.
Hakkında söylenecek o kadar fazla şey var ki aslında.. Ama ne ben yazdıkça bitirebilirim ya da anlatabilirim ne de siz okuyabilir ya da anlayabilirsiniz. Tanısanız çok çok çok daha fazla seversiniz o büyük adamı.

Mükemmel bir mezuniyet töreniyle sonuçlanan o mükemmel okulun ardından bir kaç fotoğraf ve anı kaldı. Kanalda bütün gün beraber olsak da yine de o okulun tadı bir başkaydı. Bunu asla inkar edemem.








Muhteşem bir yemeğin ardından eğlenmeden olmaz dedik ve kendimizi Kuruçeşme taraflarına attık.





Herkesin yaşaması gereken anlardır bunlar.
Mükemmel bir sınıf,
Birbirinden değerli ve bir o kadar muazzam hocalarım..

Uğur Dündar
Müjdat Gezen
Nuran Yıldız
Turgut Erat
Can Ataklı
Sonat Bahar
Yasemin Şehiraltı
Derya Karadaş
Cem Sertesen
Haluk Şahin
Atilla hocam ( soyadını öğrenmemekte ısrarlıyım )
Serap Belet
Oylum Talu

Ve aylarca beraber gülüp eğlendiğim, ağladığım canımdan öte dostlarım..

Hepinize sonsuz teşekkür ederim..


Mutluluk hep sizinle kalsın.



24.4.13

E sen bayaa Orospu Çocuğuymuşsun !

Söyle be büyük adam, ' sayende ' bu kaçıncı 0 (sıfır) ı tüketişim ?
Sana ait bütün kelimelerimi tükettim bu gün. Yaptığım en iyi şeyin seni sevmek olduğunu düşündüğüm zamanlara lanet ettim ilk defa. Bunun sebebi sen misin yoksa ben miyim bilinmez. Ama beni hataya sen sürüklemedin,  kendim sürüklendim. Kendim yaptım onca aptallığı. Her defasında inandım. 

Güvendim lan güvendim. bu kadar basit miydi seveni kandırmak. Bu kadar mı kolay artık yalan söylemek. Yüzüme bakarken hiç mi için acımadı be adam. Hiç mi gururun yok senin. 

Orospu çocukluğunun bu kadarı da çok fazla.

Ben kötü biri değilim. Sadece sessizliği bilirim. Ama artık susmak istemiyorum. İnsanın, sustukça daha da üzüldüğünü biliyorum. Yıprandım. Tükendim. Rüzgarında bi o tarafa bi bu tarafa savruldum.

E be vicdansız nasıl yaşarsın sen şimdi o yürekle. Bi de utanmadan, yaptığın onca acımasızlıktan sonra kalkıp bana sevgiden bahsetmez misin. 

Ah be oğlum sen ne anlarsın sevgiden, kıymet bilmekten falan. Sen daha insan olmayı başaramamışken ne vasıflar yüklemişim sana. Neler beklemişim senden. Beklentilerim yük olmuş sana. Dayanamamış başka birini sevmişsin bi de.

Ayrılmayı bekleseydin keşke be. O kadar mı acelen vardı. 
Bu arada ' neyeydi ' bu acelen  gerçekten ?  
Bu kadar acelen varsa aşka, beni neden araya sıkıştırdın be adam. Neden özledim dedin. Neden özlemeye alıştırdığım bedenimi tatlı bi telaşa terk ettin yine. 
" Bu kız bu kadar severken bi de üstüne bunu eklemek ayıp olur " demedin mi hiç. Günler, saatler, hatta dakikalar zor gelir, dayanamaz diye düşünmedin mi hiç.

Sen nasıl bi şerefsizsin be oğlum.
Ben şimdi sana ne kadar küfür etsem az.
Hangi kelimeyi ziyan ederim şimdi sende.

Giden onca vaktime mi yanayım, kullanılıp kenara atılan sevgime mi yanayım, bi anda tuzla buz ettiğin kalbime  mi yanayım, sende tükettiğim onda iyi niyetime mi yanayım..

Söyle be büyük adam.
Sen söyle,
ben şimdi neye yanayım.


Ben aylarca içimden geldiği gibi değil, içimden sen geldiği gibi yaşadım.



Şimdiden sonra sadece pişman oluşlarını beklicem,
dört gözle o günleri beklicem.
" Naptım ben lan, nasıl aldattım o kızı, nasıl kandırabildim onca ay, nasıl kıymetini bilemedim, nasıl ağlattım hiç umursamadan .. " diceğin günleri beklicem.


O devran bi gün döner be adam.
' Bittiğin '  o noktada,
Tam orda olucam.



Benden aldığın, ben de tükettiğin ' iyi ' ye dair ne varsa ..


Şimdi kadehimi olmayan şerefine kaldırıyorum.
Nice ' sıfır ' ı tüketişlerime..







7.3.13

Müzikli mazeretler

winter-nights Ruh hali *

Yazmadığım zamanlarda kendimden nefret ediyorum.Eskiden konuştuğum kadar yazardım, her fırsatta parmaklarım harflere dokunur, olabildiğince duygularımı anlatırdım.Şimdi bunu yapamıyorum.Daha fazla yoğunum belki evet ama bu hiçbir zaman mazeret değil.
Asıl mazeretim yazabileceğim bir şeylerin olmaması.Duygularımdan çok hissiyatımı kaybetmem gibi bir şey bu. O kadar anlamsız bir durum hakim ki etrafımda, adını koyamıyorum, tarif edemiyorum, yazsam anlar mısınız ya da yazsam kendimi ifade edebilir miyim bilmiyorum.
Hem mutluyum hem değilim aslında.Okuduğum bölüm dolayısıyla ve bu mesleğe aşık olduğumdan CNN' deyim çarşamba günleri.Onun dışında pek sevdiğim, hayatımda çok çok önemli ve büyük bir yere sahip olan Uğur Dündar'ın Tv okulundayım.Evet Müjdat Gezen' deyim.Öyle ki çok eğleniyorum.Sürekli bir şeyler öğrenmek beni mutlu ediyor.
Ama Gelin görün ki Asıl okulum olan Beykent' e gidesim gelmiyor.Okul açılalı 2 hafta olmasına rağmen her akşam, yarın giderim artık deyip gitmemeye yemin etmişim gibi kendimi yatakta buluyorum. 2.dönem YÖK dersi koymasalardı belki okuluna daha bağlı bir öğrenci olabilirim elbette ki. Ne okuduğumu merak edenler için " Tv Haberciliği ve Programcılığı " okuyorum.
Ruh halime gelirsek ; işim olsun gece yarılarına kadar köpek gibi çalışıyım, hatta gece beni habere yollasınlar falan hiç sorun değil koşa koşa giderim ama o işten döndükten sonra doğada, deniz kenarında, ahşap bir evde olmak istiyorum. İç güveysinden hallice bir balkonum olsun, sallanan bir sandalyem ( burda amerikan vaari bir hava varmış gibi duruyor ama sabit duramayan bi insanım ben ve bacağımı elimi kolumu sallamak yerine böyle bi sandalyede oturmayı tercih ediyorum ! ) , elimde kahvem kucağımda bir şiir kitabı, arka fonda  yukarda link'ini verdiğim tarda şarkılar çalsın falan.. Bunları istiyorum yani çok bir şey istemiyorum aslında.
Tabi en önemli şeylerden birini atlamak istemem, yalnızlığımla ölmek istemiyorum ve köpek sevgisiyle dolu bir insan olduğumdan yanıma bir de köpek istiyorum. Bu kadar.

Dinimiz aminshfgsgf


Mazeretsiz bir günde görüşmek dileğiyle
esen kalın efendim.

20.1.13

Ben böyle olsun istememiştim

Bazen ölmem gerektiğini düşünüyorum.
Fazlayım bu dünyaya. Size fazlayım. Ona fazlayım. En çok da kendime fazlayım ben.
Uzun yaşamak istemiyorum.
" uzun ömürler versin " dileklerinizi duymak istemiyorum.
İstemediğim halde yaşatmayın beni.
Benim adıma karar vermenizden nefret ediyorum.
İstem dışı ömrümü uzatmayın.
Sizin inandığınız şeylere inanmıyorum.
Kanserden öldü desinler.
Araba çarptı desinler.
Neden öldüğünü bilmiyoruz desinler.
Ama aşktan kalbi durdu demesinler.
Ölümden korkmuyorum.
Daha fazla yaşamaktan korkuyorum.
Ölümü yavaş yavaş hissetmek istiyorum.
Ne zaman öleceğimi bilerek yaşamak istiyorum.
Bilmediğim her şey yoruyor beni.
Cevaplayamadığım her soru biraz daha öldürüyor.
Kaybolmaktan korkuyorum.
Kalabalığın arasında kendimi bulamamaktan.
Hapsolmaktan korkuyorum.
hayatın içinden çıkamamaktan korkuyorum.
Düşmekten korkuyorum.
Boşluğu yaşamaktan..
Sevdiğim insanların ölümünü görmekten korkuyorum.
Buna dayanamamaktan korkuyorum.

Aslında her şeyden korkuyorum.
ama en çok yaşamaktan..

çünkü sizin inandığınız şeylere inanmıyorum.