Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

24.10.15

Beklediğim sen değildin ama sendin

Hayat öyle bir yerde durdu ki, her şey tek bir kareye sığdı sanki. Son güldüğüm an, son ağladığım saniyeler, kızdığım, kırıldığım en son an sanki tek bir fotoğraf karesi gibi kaldı. Devamı olmayan anlar gibi kaldı. O an bitti yaşanılacak şeyler. O bitti. Ben bittim. Biz diye başlayan her şey zaten çok önceden bitmişti. Küçük bir kız çocuğu gibi savunmasız kaldım. Gördüğüm her fotoğraf karesi beni daha da çaresiz bıraktı. Beceriksizliğimin boy gösterdiği her dakika gözlerimde doldu. Nefesimde tükendi başkasına dokunduğun her an. Sonra yine olduramadığım geldi aklıma. 
Yine kendime kızdım.

İlk görüştüğümüzde saçlarımı okşadığın gibi hiçbir zaman okşamadığın geldi aklıma sonra. Uyuduğunda geçmesinden korktuğum için sayamadığım saatler geldi,
Parmak uçlarımı bileğine koyup " bak burası sen diye atıyor " dediğin avuntu cümlelerin geldi,
Gece yarısı uyanıp su dışında her şeyi içtiğin, 
Çok sevdiğin deri ceketin,
Çocuk gibi sevinerek aldığın botların,
Kızdığında, müzik dinleyerek uyuduğun,
Domatesi kabuğu soyulmuş yemediğin,
Asla ciddi bir şey konuşamadığın,
ve en çok da her gün yüzüme baka baka söylediğin onca yalan geldi aklıma.
Sonra ben, yine kendime kızdım.
Sırf sen,onu daha çok sevdin diye ben sana kızamadığım için kendime kızdım.
Sırf sen onun saçlarını hala okşuyorsun diye ben sana kızamadığım için kendime kızdım.


Kahve yaptım bu gün kendime.
Yanı başımda en sevdiğin şarkı çalarken,
Avuçlarımın içindeki parmak izlerini aradım.
Telefonum çalardı böyle zamanlarda ama çalmadı.
Uzun bir sessizlik oldu. 


Sessizliği, zamansız çalan kapı sesi bozdu. Ne kadar istemesem de kahvemi kenara koyup kapıyı açtım.

Beklediğim sen değildin 
ama sendin.

Saçların yine dağınık, eskiden de hiç sevmezdin saçlarını taramayı. Gözlerinde gece. Grinin kendini gösterdiği ruhun. Yine bir kadın yormuş ruhunu. Kalbin yine kırık. 
Sen daha fazla çaresiz hissetme diye sarıldım. Parmak uçlarımla sevdim saçlarını. 
Kalbinin kırıklarını nefesinde hissedince anladım. 

Gözyaşların omuzlarıma düştü.
Dayanamadım.

Kalbin üşümesin diye kendi kalbimi üşüttüm.
Sen yine sen olabilesin diye ben hem senden hem de kendimden vazgeçtim.



Ben yine küçük bir kız çocuğu gibi savunmasız kaldım.
Sonra yine kendime kızdım sana kızamıyorum diye.



...






" All the leaves are brown
And the sky is grey "









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ellerinizden öper :)