Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

18.7.14

Sen Gel Bence

Öyle sanıyorum ki bir çırpıda büyüdüm. İçimi büyüttüm. Kalbimi, duygularımı, değerlerimi büyüttüm.. Hayatın tarafıma ne denli olgunluk gösterdiği ortada.. İş başa düşüyor ki kendi dersini bir güzel sindirmek zorunda kalıyorsun.

Hümanist bir insan olmanın getirilerinden biri olsa gerek, herkesi haddinden çok sevebiliyorum. Tanımadığım, görmediğim, duymadığım birini sırf yazılarından sevebiliyorum. Bir çok insanın gerçekte idrak edemediği "Aşk" ın görülmeden de yaşanabileceğine inanıyorum. Demeyiniz ki bu kız sanal seviyor. yok efendim öyle değil. Hemen aklınızdaki soruları yanıtlıyorum. Biz ( ben ) çok yoğun çalışan insanlar olarak, gecemizin gündüzümüzden ayrılmadığı zamanların bolluğundan; bırakınız sevmeyi, sevişmeye bile vakit bulamayan insanlarız. Gönül ister ki ben de sevdiceğimin saçlarına okşayayım, ben de sabahları kalktığımda işe gitmeden önce ilk onu göreyim yanımda, yastığımın soğuk tarafında. Ama olmuyor efendim. Ya gelen vakitsizlikten sıkılıp gidiyor ya da zaten bunu umursayacak kadar sevmiyor oluyor. O yüzdendir ki ben genelde iş arasında sevdim. Ama ciddi ciddi sevdim. Bayaa büyük sevdim. 




Günümüz teknolojisi ve insan beyni gereği, yurdum insanı ne kadar iç-dış güzellik meselesini oto-yıkamacının iç-dış yapışı gibi anlasa da olay benim açımdan öyle değil. Hiçbir zaman da olmadı sanırım. Dedim ya görmem duymam bir yere kadar, insan en çok yazınca belli eder kendini. Dünya güzeli de olsan bir şiir değilsin benim için. Eğer kalemin yoksa, kağıdı karalamamışsan bu yaşına kadar ; çok büyük sıkıntı var demektir. İnsanları kelimelerinden tanırsın. Kurduğu cümlelerden , o kelimeleri cümle içinde dans ettirişinden tanırsın. Yar'in olacak adamın kelimeleri tükenmemeli. gerektiğinde kıvırabilmeli. Kelimelerle nefes almana yardımcı olmalı. Romantik kelimelerden bahsetmiyorum elbette yanlış anlaşılmasın. Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilir. Romantik hiçbir şeyi sevmem. Mum ışığında yemek yenmesinden, çiçeklerden vb. size romantik gelen hiçbir şeyden haz etmem. 

Bir önceki paragrafa bakınca sevdiceğimi bulabilme olasılığımın yüksek olması gerekiyordu. Aksi gibi o ihtimal hiç yükselmedi. Yapamadım. Beceremedim " sade " sevebilen adamı. Kaderimin alengirli bir oyunu sanırım bu bana. Ya işin ya aşkın gibi bir soru da gelmedi halbuki bana. Ha gelseydi cevaplayabilir miydin diye sorarsanız, elbetteki görmezden gelirim sorunuzu. Duymamış olayım böyle bir soru. Sakın ola birinizle dışarda bir yerlerde karşılaşırsak sormayın sakın bana. Kendimden korkarım. Cevabımdan korkarım..

Beni anlayabiliyor musunuz inanın hiçbir tahminim yok bu konuda. Ama eğer ki bu yazının içinde dört dönen adamı anlayabiliyor ya da öyle biri olup olmadığını düşünüyorsanız sizi aklınızdaki sorularla başbaşa bırakıyorum. 
Siz bu yazdıklarımı okurken bile çok büyük bir ihtimalle ben çalışıyor olacağım. Sevmeye büsbüyük aralar vermiş olacağım. 
Beni kelimelerinle sevene kadar çok büyük bir ihtimalle, ufak bir uyku uyuyacağım..






Sonra belki çay içeriz. 
Şansımız varsa yağmur da yağar. 
Damlalara huzur yüklemece oynarız.
Güzel şeyler olur belki.
Sen gel bence.



...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ellerinizden öper :)