Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

30.9.09

Pes be !

Ben senin yaptığın kadroyu !
ulan yeter ya.
nerde Serdar Özkan.
Nerde işe yaramayan kendine hayrı olmayan adam varsa alırsın 11 e.
nihatın kadroda ne işi var.
daha oyunun başında holoskoyu çıkartıp nasıl yusufu alırsın.
ayıp sana Denizli !
git artık.güneli günler görmek istiyo bu taraftar.
bıktı artık bu taraftar senin kendini bilmez tavırlarından.
gör artık küme düştük düşücez.
yakışırmı o şampiyonluklardan sonra bu 6 'da 6 bize.
"mükemmele yakın bir çizgiye geliyoruz " bu ne demek lan.
biz neden göremiyoruz senin bu gördüğün çizgiyi.
istifa et artık yüzümüz daha fazla kızarsın istemiyoruz !!


Csk !

Bu gün büyük gün CSK maçı var.
şundan puan alalım bari.
yeter bu kdr mağlubiyet.
galibiyet istiyor bu taraftar kardeşim !
duyun sesimizi artık !
" istila etme istifa et ! " diyorum ve sözlerimi sonlandırıyorm.

Saldıırr Beşiktaşım !

Seviyorum bu aşkı .

29.9.09

Düşümdeki yolculuk

Tek kişilik Aşk nedir ?
aşkın sözlük anlamı yoktur kısmen.sözlük ciddidir.
* iştahsızlıkla başlayıp tüm hücrelerin tek tek çıldırma moduna geçerek sonu nasıl biteceği belirsiz duygu kompleksidir
tarif edilemeyendir aşk.
yanındayken bile uzakta olduğunu hissetmektir. Surat asmaktır.
tanıdığınızı zannettiğiniz insanın yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir.
gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
gözünü açtığında onu yanında görememektir. Hayal kırıklığıdır.
senin olmadığını bile bile sevmektir.
başkası ona dokunduğunda içinin sızlamasıdır.
yanından geçerken o güzel parfümünü içinde hissetmektir.
arkadaşça söylediği her kelimede gözünden akan yaştır.
adının baş harfini bile duysan yüzündeki o kendini bilmez tebessümdür.
seni sevmeyeceğini bile bile ona her geçen gün dahada bağlanmaktır.


gerçek bir aşk kahramanlığıdır. seni hiç iplemeyen birine sevgi veriyorsun lan işte. onun için ağlıyorsun, deliriyorsun, yırtınıyorsun, bunalıma giriyorsun. bir dakikacık yüzünü görmek için belki bir yıl savaşıyorsun. yılmıyorsun. mesaj bile gelmiyor, telefonun çalmıyor, sesini bile duymadığın halde seviyorsun. rüyanda görmekle hasret gideriyorsun. duygusal savaş bu. savaşların en zoru. elinde silahın yok, onunsa var.

sonunda yeniliyorsun ve hala seviyorsun. bu defa kendinle savaşıyorsun. unutma savaşı başlıyor. telefon elinde, "çaldırsam mı, mesaj atsam mı?" diye kendini yiyorsun. yıkılıyorsun, bitiyorsun, devriliyorsun ve hala seviyorsun. zerre almadan, yüzünü bir kez görmek için ömrünü vermeye hazırsın. budur işte.



Ne güzel söylemiş Cemal Süreya;

" biliyorum sana giden yollar kapalı
üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
"

" tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
"


+ seviyorum bu şiiri.

28.9.09

gün bu gün

ne yorucu bir gün..
sabah alarmla uyku sersemi bir takım muabbetlere girdiğimi hatırlıyorum.

-sus artık !
-son bir kez daha çalacağım.
-bunu sevgili sahibine yapmazsın seeen (:
-emir büyük yerden,beni sen eğittin.
-canın cehenneme !

uykumun içine ettin bolum.
ardından durduraksız kapı çalışları.
pijamalarımla o kapıyı açtığımda daha geç kaldığımın farkında değildim oysaki.
6 kişiyi birden kapıda görmemle geç kaldığımı anladım.
biraz geç oldu ama..
formaları elime kaptım biyandan giyinip bi yandan ağzımda diş fırçasıyla 10 dk içinde hazırlandım.
akraba dolu apartmandan çıktığmz gibi bir sigara yaktım.
ve işte günün en güzel başlangıcı yapmış bulundum.
sigara eşliğinde okul yolunu tuttum.
fahri denen o zerzekle atıştım birde.(müstakbel müdür yardımcı olur kendileri)
sonra gittim uyudum.
kalktığmda öğle arasıydı.
çıkıştada biraz nikotin alıp dersane yolunu tuttuk.
ne beklersinizki dersanede bireysel etüt varmış.
tam gaz sahil yapalım dedik.
gittik otrduk eğlendk lost canerler fln.
ah kardeşlerim benim.

neyse şmdide esocanın doğm gününe gidiyorum
pek dolu bir gün.
çok yoruldum yahu.

bu arada dersanede Börtü Böceğim Bitkiörtüm'ü gördüm ((:
soysuz takmadı gerçi
vurucam kafasına gerzeğin.
ama seviyorum.

kiss *

27.9.09

yummie!


aşk tadında bi kek.
kalp şeklinde alman pastasımı olurmuş canım.
ama afiyetle yemek var tabi bunun ucunda.
kuzen yaparda güzel olmazmı.
aç karnına sigara öncesi..
zevk dolu dakikalar içersindeyim.
bu arada sormadım istermiydiniz (: ?
gelin efendim yapıyım size.
bunun gibi olurmu bilemem ama.
çikolatanın ağızda dağılışı,kekin dudakta kalması..
sıcaklığını içinizde hissetmeniz falan.
canınız istedi dimi ((:
gönül isterki sizde yanımda olun beraber yiyelim.

bu ziyafete sebep olan şahsa teşkkürlerimi sunarım (K)

afiyet olsun bana o zaman ")


26.9.09

an itibariyle -

Eveeett bu gün neyi öğrendik ;
herkese hakettiği değeri vericekmişiz.
sana ne kdr değer veriliyosa sende o kdr vericeksin.
yoksa böyle salak yerine konursun.
yok abi valla akıllanmicam ben.o kdr söylüyolar yine dinlemiyorum yine dinlemiyorum.
birini daha bu yüzden kaybettim.umrumda olmadı.bunun affını yapamam.
yine aynı şey olursa keyfn bilir der çekilirim.
hiç işim olmz.
tercih edene terch edilir.
kısasa kısas bundan sonra.
etkiye tepki kardeşim.

kriz

çok sıkıldım.
dışarı çıkıp sigara içmek istiyorum.

bi biskrem versem benimle sigara içmeye gelir misin ?

Tribün özlemi

Bir özlemler içerisindeyim.
dişi kartalımı özledim.
ahh sisss.
görmeliyim.
maça gitmek istiyoruuum.
kafa dağtmaya ihtiyacım vaar.
off offf.
beni bu boşluktan anca bi maç kurtarır.
kapalıya gidemiyoruz yeni açık olsun mümkünse.

rakı-balık dinliyorum bu ara çok pis sardım.
takıııılll ağıımaaa canıııımmmmm
tadıınaaa bakacaağıııımmmm

off neyse.

Anlam



picasso'nun tabloyu bitirmeye çalıştığı atolyeye resmi merak eden bir nazi komutanı girer ve hemen hemen bitmiş olan tabloya küçümser bir ifadeyle dukak bükerek bakar,
"bunu siz mi yaptınız?" diye sorar. picasso ise nazi komutanına dönüp "hayır efendim, siz yaptınız" diye yanıt verir.

Cousin *

bir kayıp daha verdi bu yürek.
sabah 8 sularında bi can daha koptu benden.
içim buruk.
şmdiden özlemekteyim.
ağlamicam diye söz vermiştim.
yapamadım.
trene bindi.
camdan bakarken ağlamaya başladım.
koşa koşa trenden indi.
1 dk vardı trenin kalkmasına.
sımsıkı sarıldı.
-bırakma beni dedim.
-bende bırakmak istemiyorum ama gitmek zorundayım biliyosun dedi.
-biliyorum dedim.
-gidiyorum dedi.
-peki dedim.
bindi.
dayıma sarıldım.
ağladım.ağladım.ağladım
film gibi dimi ?
keşke öyle olsa.
keşke final sahnesi olsa.yaşansa bitse mutlu sonla.
ama olmuyo işte.

mesaj geldi.
gökhan özen çalıyormuş radyosunda.
" aaah ne farkeder yanımda yoksan kalbim seninle.."

benimde.
benimde kardeşim.

part 2


peki,varsayalımki yüzdeler yok,kurallar yok,şansın sana vurma ihtimali hiç yok.ihtimaller desen bi var bi yok.sadece hayallerin olduğu bir dünya düşünmeliyizki sonucun " hiç " çıkmadığı,muazzam cümleler kurulabilsin.sözcükler cümleler istediğin gibi,belkide hiç olmadığın kadar mutlusun ve hafifsin.peki ya sonra?sonraları bu muazzam cümlelerin bir yerde son bulacağını,kelimelerinin özenini ve özelliğini kaybedeceğini hiç düşünmezmisin be insan.herkes,herşey sonsuzmu sanıyosun?yanılıyosun.ilerleyen zamanlarda en küçük bir isyanda en büyük tökezlemeyi yaşarsın.nesnel düşünürsek kayıplar büyük olur.ya öznel düşünürsek?kim kimin umrunda olur dersin?ne ben senin,ne sen benim.sonundamı ne olur?yok oluşa ne dersin? ahh yanılıyorsun insan.hayallerin olduğu bi yerde yok oluşun olması,dünyanın hayallerle yönetilmesi kadar imkansızdır.o yüzden şimdiden uyan üstinsansı.. ,

25.9.09

bir ben daha yok bende

Nasıl bi gün bu ya.
nası bi hafta bu ya.
hayatım son 3 haftadır aldı başını gidiyo.
ha benmi götürüyorum? hyr efendim kendi gidiyo.

kuzenim ; hayattaki tek varlığım yarın gidiyo.
es es yolcusu.
özlediğimde kime gidicem ben.
telefonumun son arananlarındaki kişi artık uzakta olucak.
ayda yılda bir görücem.
dumanlı sabahlar olmicak artık.
aradığımda meşgule atıcak.
daha da özlicem onu.
gitmesin.bırakmasın beni.
canım.kardeşim.herşeyim o benim.
hayatımda bi onu bildim bi ben olarak

sende heskes gibisin artık..

D * tanıdığım güne lanet ediyorum.daha doğrusu onu sevdiğim güne.
bi insan hiçmi haketmez sevgiyi ya.
olmaz olsun.her gün ağlatırmı bi insan.
gün geçtikçe hiç beklemediğim şeyler öğreniyorum.
gün geçtikçe biraz daha kırılıyorum.
üzülüceğimi bile bile ; dün bu gün yarın sonraki gün.. biraz daha.biraz daha bağlanıyorum.
her gözyaşım aktığında içimde hissediyorum.
sigaradan her nefes alışımda nefesini hissediyorum dudaklarımda.
saçımda bir el hissettiğimde,ellerinin sıcaklığını hissediyorum yüzümde.
gözümü her kapattığımda o geliyor aklıma.
onunla uyuyorum-uyanıyorum.
piano sesi duyduğmda,sesi yankılanıyor kulaklarımda.
onu istiyor bedenim.
onu istiyor nefesim.
kalbim onu istiyor.
sevdiğim gibi sevsin istiyor.
ilşkimiz küçük ünlü uyumuna bile uymazken nasıl büyük ünlü uyumuna uymasını beklerim.
nasıl beklersin kalbim?
hepsi senin suçun.
sevmicek seni kimse.
bile bile nasıl seversin.
yapma.
bu seferde yarı yolda bırakma yüreğim.
bu kalp dayanmaz artık bir yokluğa daha.
tek başına bu aşkı yaşamayı kaldıramaz bu beden.

ya gerçekte olduğun gibi davran yada unut gitsin de.
dayanmaya gücüm yok artık.
bi sen daha kaldırmaz bu kalp.
her geçen gün sigaram gibi sende öldürüyorsun beni.
ya bırakmamı söyle yada ölüme terket beni ..

sen benim hiçbirşeyimsin- tıpkı herşeyim olduğun gibi ..



24.9.09

part 1


rüzgarın saçlarını endamsız bir biçimde savurduğunu düşünürsek,pekte anlamsız sayılmaz aslında.gerçeğe ne kadar yakın olursa olsun,yalan olarak esme payının küçükte olsa bir ihtimali vardır.ihtimalden konu açılmışken,yüzde ihtimallerin yaşamın büyük bir kısmını yönettiğini varsayarsak(ki öyle),hayatı ne kdr yaşıyor olabiliriz dersiniz?peki bunu biz mi istedik?bizmi bu hale getirdik?evet haklısınız.ne kadar düşünsenizde cevap hep aynı.karşı koyamama.kurallara,yüzdelere,ihtimallere,hatta şansınıza göre yaşamak ne kadar doğru olabilirki.siz istemesenizde,hayat boyu arkanızdan veya yanınızdan yürüyen birinin ihtimalleri pay ve payda halinde size sunmasına,bunların birbirine bölümünden ve birbiriyle çarpımından çıkan sonucun herzaman bir " hiç " olmasına ne zamana kadar engel olabilirsinizki.
boşversenize..


Bir ruh dağılımı daha yaşatır;
saydamda olsa,
somuttur yüzüne dokunup geçen esinti¨

Ah aşk nerdesin ?


sezen aksu dizeleri gelir aklıma birden..

Seviyoruummm kahretsiiiinnn
Seviyoruummm elimde değiiiil
Çooook seviyorum aaah neden
Yaşadığım en deli aşksın seeeen

ahh ahh üzülüceğimi bile bile hata yapıyorum.
lanet olsun hiç bıkmicam.
ilerde mutlu olucağm kişiyi sevmeyp gidip hayatımı mahvedeni seviyorm.
etrafımdakilere üzülmemleri için öğüt verirken kendim ne haltlar yiyorum.
terzi kendi söküğünü dikemezmiş ((:
aman ne hoş.
her sefernde neden ağlayan taraf ben oluyorum.
neden?
dışardan saf aşık gibimi duruyorum ilk görenler için.
ben canımı katıp severken,hayatımı verirken gördüğüm muameleye bak.


musticiğimin bir şarkı dörtlüğü vardı hatırlarmısınız ;

" gönlünü gün edeni sevmez sevda
ister hep onu üzeni
her ona kucak açan olmaz fayda
bekler hep onu sileni "

haklısın.çok haklısın musticim.
canım benim.
ama vazgeçmek lazım şu huydan kanka ya.
yoksa hep ben ağlicam hep üzülücem.

bana akıl veren zihniyet ; neden bu aklı verirken herşeyi yoluna koyup sabit fikirli yapıpta vermedin şu kuluna.

sorarım sana neden ?


kararsızlık

saçlarımı kestirsemmi kestirmesem mi diye içimde bir polemikler kopup gidiyo.
kıyamıyorum uzamıyor bu saçlar öyle çabuk efendm.
ama çokta kırıldı şerif ya.
of napsam karar vermş değilim.
yardım edin bana.
sen et.
o etsin.
ama yok o etmesin.

Saçmalıklar vesvelesi

Yapılan en doğru seçimlerin bile bir zaman sonra yanlış gelmesi ne kadar saçma dimi.
büyük bir özenle seçilen eşyaların,zaman geçtikçe eskiyip gözündeki değeri kaybetmesi.
sakızın hiç bitmicek bi şekilde çiğnenmesi,ancak çiğnedikçe b.kunun çıkması,
eskiz defterinin özenle hazırlanması,
aksatmamak şartıyla gidilen kurslar,
ses düzeyinin hep bi noktada son buluşu,
"başlıksız" yazan şeylerin bile bir başlığı olması,
kremin vücudunda erimesi veya vücudun emmesi (her neyse),
en mutsuz anlarda çikolatanın küçük bi tebessüm yaratması(genelleme yaplmştır),
hiç bitmemesi istenen filmin en b.k yerinde bitmesi.
moral bozukluğunda yemek yenmesi,
hiç olmicak bişey için göz yaşı dökülmesi,
gülünmicek yerde gülünmesi,
rüyanın en güzel yerinde uyanılması
zaman geçtikçe yaşlanılması;kırışıklıklar,deprsyon vb.
en saçma hayallerin bile hayatımızda yer bulması,
geri dönmemesi gerekenleri geri dönmesi,
birbirini anlayamayan iki insanın aşık olması,
soru cümlelerinde misin-mısın vb. şeylerin ayrılması,
kimi silginin fazla toz çıkarıp kiminin çıkarmaması,
doğuştan kabiliyeti olan ve olmayanlar,
yaşanmışlar ve yaşanamayanlar..
vs. vs. vs.
...

ne kadar doğru olabilirki?
olsada-olmasada;
ne değişir ki?

Ben
Sen
O

Biz
Siz
Onlar

Öteki
Beriki

...

falan filan.

Holiganlık kanımızda var mork


Beşiktaşlı kızlar farklıdır...Çünkü... biz trübinde öyle oturup maçı izlemiyoruz, Maç yarılarında makyaj tazelemiyoruz!!! makyaj yapıp maça gelmiyoruz!!! Biz bayraklarımızı alıp,atkılarımızı sarınıp,formalarımızı giyip, marş söyleyerek inönümüze geliyoruz... Ve İster küfürlü İster küfürsüz hertürlü tezahuratımızı yapıyoruz...biz Besiktas formasini pantolonumuza uyuyor diye degil asktan giyiyoruz ! biz mac izlemek icin degil Besiktasi desteklemek icin gidiyoruz ! biz paraya pula degil siyah beyaza tapiyoruz!..

kötü bi gün

işlerime karışılmasından,
pc'me dokunulmasından nefret ediyorum.
napıcağmın söylenmesinden nefrt ediyorum.
uzak durun benden ya uzak durun.
çok mu zor .
aileden nefret etmek öyle bişeydirki anlatılmaz.
emekmiş büyütmüşmüş.
skrim büytmesini.istemiyorum hakkınıda emeğinide.
hiç bi zaman sevmedm.sevemiyorum.
çok çaba harcadım olmuyo.
onlarsız daha mutym ben.
of bırakın artık beni.
hergün sizin yüzünüzden ağlamktan bıktım ya.

23.9.09

kıssadan hisse


Önemli olan yürümek.
Önemli olan doğru düzeni bulmak için yürümek.
Önemli olan doğru düzeni bulmak için yürürken farklı ve çılgın bir bakış açısı geliştirmek.
Önemli olan doğru düzeni bulmak için yürürken farklı ve çılgın bir bakış açısı geliştirerek imkansızı istemek.

yarına oranla

Önceleri doğmak ve ölmek bi sorun teşkil etmezken yaşamak kısmı 5 yaşında araba kullanma isteği gibi bi şey olu verdi.sebep olanlar çok tabi.olmazmı.günden güne en zayıfnoktamı kullanarak kendine bağlayan şerefsizlere sözüm yok.olsa da üzerlerine alınmazlar zaten.yaşamak öyle uç noktaya gelmişki,söylenen en küçük bir sözde uçurumdan itilmek değil; kendi isteğinizle atlamak adına yaptığınız bir iş olmuş.
yarın yeni kayıt işlemlerine başlıyoruz artık.
" gesinl bi bilgi gitsin bi bilgi.o bilgi senin bu bilgi benim " felfeselerine kaldığımz yerden devam etmek mecburiyetindeyiz artık.istemediğim bilgiyi bana neden verme peşindeler anlmıyorum.

birilerini de özledim zaten.bu gün hiç ilgilenmedi benimle.
dershane başlasın istemiyorum.hergün onu görücem.içimebi eşşek ölüsü yerleşicek.aklımhep onda olucak.ders dinleyemicem.
seviyorum işte kahretsin.

aşk dolu günlere *

ve O '

gecenin içinde kayboluyorum
karanlık beni içine çekiyor
gökyüzüne baktıkça dahada derinleşiyor etraf
yaktığım son sigaranın dumanını çekiyorum içime
simsiyah gökyüzünde umut arayan bulanık bulutlarla ilerliyor dakikalar
içime çektiğim dumanı üflüyorum
denizde kaybolmuş balıklar gibi bir çıkış yolu arıyorum sanki
bir nefes daha çekiyorum
üflediğim her duman bulanık bulutlara karışıyor
bir bulut daha ekliyorum gecenin sonsuzluğuna
sanki hiç birşey olmamış gibi ilerliyor sol tarafıma
üzerimde bir ağırlık var
sigaranın verdiği rahatlıkla yıldızları sayıyorum
1 2 3 derken dahada çoğaldıklarını farkediyorum
yarına umutlarla çoğalan yıldızlar gibi yelkovanın akrebe ilerleyişini sayıyorum
saniye saniye görüntüleniyor gözlerimde bulutların birbirne karışması
yıldızları kaybediyorum sabaha yaklaştıkça
gecenin büyüsü yok oluyor
gün sabaha uyandıkça etraf kızıllıklarla yankılanıyor
gökyüzü tatlı tatlı yanıyo sanki
bir iki yıldızın peşinden koşarken farkediyorumki onlarda kalmamış artık
hayal kırıklığı gibi görünsede yeni bir gün,yeni bir nefes,yeni bir uyanış bu yaşanılan
güneşin saklandığı yerden çıkmasıyla yüzüm yansıyor pencerelere
oturduğum yerden kalkıyorum
sabahın ayazı üşütüyor gözlerimi
ürkek ruhum sarsılıyor garip bir ayazla
son bir nefes daha alıyorum sigaramdan
farkediyorumki oda yıldızlar gibi eriyip gitmiş gün ışığıyla
dumanı içime çekiyorum
ve kahrolası çöplüğe bir izmarit daha bırakıyorum
yeni doğan güneş gözlerimi kamaştırıyor
tıpkı hayata yeni uyanan bir bebek gibi..
ve evet son buluyor bu uyanışla gece
günaydın salı sabahı
uyan kahvaltı vakti..